Ana sayfa
         
     
Haberler > 22-09-2003 > Av. Dr. Cahit Suluk'un TASARIM HUKUKU isimli kitabı çıktı. Bu kapsamlı eser, patent vekilleri, endüstriyel tasarımcılar, mühendisler ve bilirkişiler gibi konuyla ilgili tüm kesimler için bir başucu kitabı niteliğindedir:

büyük resimGünümüzde fikri ve sınai haklar yatırımların korunmasında önemli bir araç haline gelmiştir. Bu bağlamda gelişmiş ülkeler girişimcilerinin bu haklarını korumak için gelişmekte olan ülkelere fikri ve sınai haklara yeterli koruma sağlaması için önemli baskılar yapmaktadır. Bu baskılar sonuç vererek Dünya Ticaret Örgütü'nü kuran anlaşmanın eklerinden biri olan Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması (TRIPS), 150'ye yakın devlet tarafından imzalanarak kabul edilmiştir. Konuya ilişkin Avrupa Birliğinde de çok önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bu bağlamda AB-Türkiye arasındaki Gümrük Birliğini kuran 1/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ile TRIPS hukukumuzu derinden etkilemiştir.

1995 tarihi fikri mülkiyet hukukumuz bakımından bir milattır. Bu tarihte konuya ilişkin bir dizi yasal düzenleme yapılmış ve konuya ilişkin ihtilafları çözmek üzere İhtisas Mahkemesi kurulmuştur. Sonraki tarihlerde bu düzenlemelere yenileri eklenmiş ve konuya ilişkin mahkeme kararları şekillenmeye başlamıştır. Yasal düzenleme ve mahkeme kararları yanında bilimsel çalışmalara her geçen gün yenisi eklenmektedir. Bu bağlamda fikir ve sanat eserleri, patentler ve markalara ilişkin eserler verilmiştir.

Endüstriyel tasarımlar, diğer ülke hukuklarında olduğu gibi hukukumuzda da hak ettiği ilgiyi görmediği her fırsatta dile getirilirdi. Av. Dr. Cahit SULUK'un kaleme aldığı TASARIM HUKUKU (Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2003, 784 sayfa) adlı hacimli eser bu yargıyı bertaraf etmiş görünmektedir. Zira Dr. SULUK, kaleme aldığı eserle endüstriyel olan ve olmayan tüm tasarımları içine alan ve tasarımın hukuki yönüne ilişkin tüm sorunları inceleyerek Türk Hukukuna çok önemli katkılarda bulunmuştur. Eser, hukukçular yanında patent ve marka vekilleri, endüstriyel tasarımcılar, mimarlar, mühendisler ve bilirkişiler gibi konuyla ilgili tüm kesimler bakımından bir başucu kitabı niteliğindedir. Hukukumuzda konunun bu denli derinlemesine incelendiği başka bir eser bulunmamaktadır.

Dr. SULUK, yapıtında kaynak hukuk olan Avrupa Birliği Hukukuna ve AB'ye üye diğer gelişmiş ülke hukuklarındaki düzenleme, mahkeme kararları ve öğretideki görüşlere de yer vermiştir. Yazar ayrıca konuya ilişkin 100 civarında Yargıtay kararına da yer vererek uygulamada konunun nasıl anlaşıldığını yansıtmıştır. Böylece yazar bir yandan teorik çalışmasını pratikle birleştirmiştir. Sonuçta bu eser, hem teorik hem de pratik ihtiyaçlara uygun olarak kaleme alınmıştır.

Dr. SULUK, eserini dört bölümde kaleme almıştır. Birinci Bölümde, tasarımlar hakkında genel bilgilere yer vermiştir. Yazar İkinci Bölümde, tescilli tasarımları tüm yönleriyle incelemiştir. Dr. SULUK, Üçüncü Bölümde, tescilsiz tasarımlarla ilgili AB Hukukunda ve İngiliz Hukukundaki düzenlemelerden yola çıkarak hukukumuz bakımından yeni düzenleme bakımından model öneride bulunmuştur. Yazar eserinin Dördüncü ve Son Bölümünde ise, tasarımlar bakımından kümülatif korumayı (çoklu korumayı) incelemiştir. Bu bağlamda yazar tasarımlara marka, fikir ve sanat eserleri ve haksız rekabet mevzuatına göre hangi şartlarda ve kapsamda koruma sağlanacağını ele almıştır.

Burada şunu da belirtelim ki, Yazarın Önsözü'nde de işaret ettiği gibi; "... kitabın başlığı her ne kadar Tasarım Hukuku adını taşısa da, bu çalışmada EndTasKHK, PatKHK ve MarKHK'daki düzenlemelere karşılaştırmalı olarak yer verilmeye çalışılmıştır. O nedenle elinizdeki eser, ortak konular bakımından tasarım hukuku yanında patent, faydalı model ve marka hukukuna ilişkin açıklamaları da içermektedir". Bu nedenle, eser her ne kadar TASARIM HUKUKU başlığını taşısa da, başta sınai hak kategorisine giren patent, faydalı model ve markalar yanında fikir ve sanat eserlerini de kapsayan, yani fikri mülkiyetin geneline ilişkin açıklamaları da içermektedir. O nedenle okuyucu, bir yandan tasarım hukukuyla ilgili bilgi edinirken diğer yandan fikri mülkiyetin tamamı hakkında da bir fikir edinme fırsatı bulacaktır.



Kitabın detaylı incelemesi:*

Dünyada son zamanlarda fikri mülkiyet hukuku alanında baş döndürücü bir gelişme yaşanmaktadır. Başta 1/95 Sayılı Gümrük Birliği Kararı (1/95 Sayılı OKK) ve Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması (TRIPS) olmak üzere dış etkilerle ülkemizdeki gelişmeler de böyledir. Gerçekten Türkiye, 1995 tarihinde fikri mülkiyet hukukuyla ilgili bir dizi mevzuat çıkartarak bu alanda bir reform gerçekleştirmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, fikri mülkiyet alanında neyin ne kadar korunacağı meselesi, dünyanın dört bir yanında yasa koyucuları uzun süre düşündürmüş, bugün düşündürmeye de devam etmektedir. Fikri mülkiyet haklarının üvey evladı olarak nitelenen tasarımlarda ise, durum daha da karmaşıktır. Tasarımlar, fikir ve sanat eserleri ile patentler (ve faydalı modeller) arasında sıkışıp kalmıştır. Bazı ülkeler tasarım kavramından sadece estetik nitelikteki çalışmaları anlarken, bazıları teknik yönü olan çalışmaları da bu kavramın içine sokmaktadır. Tüm bunlardan dolayı tasarımlarla ilgili olarak, Avrupa Birliği (AB) ve Benelüx Hukuku bir yana bırakılırsa, neredeyse dünyadaki ülke sayısınca farklı anlayış ve düzenleme bulunmaktadır.

Patent, marka ve fikir ve sanat eserlerine oranla tasarımların, ekonomideki yerinin daha küçük olması nedeniyle tasarımlara ilgi de az olmuştur. Konuyla ilgili sektörler bakımından durum böyle olduğu gibi hukukçular arasında da en az bilinen fikri hak türü, tasarım hakkıdır. Ancak son zamanlarda tasarımların ticari hayattaki rolüne paralel olarak tasarım hukukunun da önemi artmıştır. Nitekim başta AB olmak üzere değişik hukuk düzenlerinde konuya ilişkin yeni düzenlemelere gidilmesi bunun en açık kanıtıdır.

Kafaların bu kadar karışık olduğu, az bilinen ve teknik yönü ağır basan bir alanda kalem oynatmak cesaret ister. Hele fikri mülkiyet hukuku alanında çok az çalışmanın yapıldığı, fikir ve sanat eserleri, patent ve marka gibi temel konuların dahi henüz özümsenmediği ülkemizde Tasarım Hukuku adlı bir esere imza koymak daha fazla cesareti gerektirir. Dr. Suluk, bu cesareti göstermekle kalmamış, aynı zamanda bu kadar karmaşık bir konuyu derinlemesine, tüm yönleriyle ve büyük bir vukufla inceleyerek Türk Hukukuna çok önemli katkılarda bulunmuştur.

Yazar bu çalışmasını dört bölüm ve 16 paragrafa ayırarak incelemiştir. Dr. Suluk, çalışmasında mukayeseli hukuka da yer vermiştir. Bu bağlamda özellikle konuya ilişkin mehaz hukuk olan Topluluk Hukukundaki düzenlemeleri irdelemiş, konuyla ilgili ulusal ve uluslararası öğretiye yer vermiştir. Yazar, eserinde 100 civarında Yargıtay kararını geniş bir şekilde ele alarak, konunun uygulamasına ışık tutmuştur. Yazarın Önsözü'nde de işaret ettiği gibi; "... kitabın başlığı her ne kadar Tasarım Hukuku adını taşısa da, bu çalışmada EndTasKHK, PatKHK ve MarKHK'daki düzenlemelere karşılaştırmalı olarak yer verilmeye çalışılmıştır. O nedenle elinizdeki eser, ortak konular bakımından tasarım hukuku yanında patent, faydalı model ve marka hukukuna ilişkin açıklamaları da içermektedir".

Yazar, eserinin Birinci Bölümünde tasarımlar hakkında genel bilgi vermiştir. Bu bölüm üç paragraftan müteşekkil olup, İlk Paragraf tasarım kavramına ayrılmıştır. Bu paragrafta tasarımın tanımı, unsurları, çeşitleri ve tasarım korumasının önemi ve işlevi ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Tasarımın çeşitleri açıklanırken; tescilli ve tescilsiz tasarımlar, endüstriyel olan ve endüstriyel olmayan tasarımlar, iki ve üç boyutlu tasarımlar, estetik ve teknik (işlevsel) tasarımlar ve moda tasarımları gibi teknik yönleri de bulunan birçok kavram ayrıntılı olarak incelenmiştir.

Birinci Bölümün İkinci Paragrafında tarihi gelişim ele alınmıştır. Bu bağlamda dünyadaki gelişme, konuya ilişkin uluslararası anlaşmalara yer verilerek açıklanmıştır. Bu paragrafta ayrıca (AB)'deki ve Türkiye'deki konuya ilişkin gelişme ele alınmıştır. Bu yapılırken sınai hak kategorisine giren patent, faydalı model ve markalarla ilgili gelişime ilişkin açıklamalara da yer verilmiştir.

Birinci Bölümün üçüncü ve Son Paragrafında ise, tasarım hukukunun yakın hukuk dalları ile ilişkisi incelenmiştir. Burada fikri mülkiyetin diğer alınlarından fikir ve sanat eserleri, patentler, faydalı modeller, markalar, coğrafi işaretler, yarı iletkenlerin topografyaları ticaret unvanı ve işletme adları ve veri tabanları kavramları ayrı ayrı açıklanarak bunların, tasarımlarla ilişkisi kurulmuştur. Bu paragrafta ayrıca tasarımların, rekabet hukuku ve kişilik hukuku ile ilişkisine yer verilmiş olup, haksız rekabetle ilişkisi kitabın onaltıncı paragrafında incelendiği için, oraya gönderme yapılmakla yetinilmiştir.

Eserin İkinci Bölümü tescilli tasarımlara ayrılmıştır. Bu bölüm eserin adeta gövdesini oluşturmaktadır. Dördüncü Paragrafta, tasarım hakkı ve bu hakka ilişkin ilkeler irdelenmiştir. Bu paragrafta tescil, bölünmezlik, ülkesellik, öncelik, ön kullanım, tükenme ve kümülatif koruma ilkeleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu ilkelere ilişkin açıklamalar kural olarak patent, faydalı model ve markalar bakımından da geçerlidir. O nedenle yazar, bu açıklamaları yaparken fikri mülkiyeti düzenleyen diğer KHK'lardaki düzenlemelere de yer verme ihtiyacı duymuştur.

Beşinci Paragraf, tasarımları koruma şartları olan yenilik ve ayırt edici nitelik kavramlarına ayrılmıştır. Bu paragrafta ayırt edici nitelik incelemesi bakımından dikkate alınması gereken kriterler tek tek ele alınmış, ayrıca koruma şartları bakımından önem taşıyan kamuya sunma kavramı açıklanmıştır.

Altıncı Paragrafta, korumanın kapsamı, süresi, sınırları ve koruma dışı hallere yer verilmiştir.

Yedinci Paragraf, tasarımcı, tasarım sahibi ve bunların tasarım üzerindeki hakları başlığını taşımaktadır. Bu paragrafta tasarımcının adının belirtilmesi, tasarım sahipliği ve tasarım sahibinin tasarım üzerindeki hakları ayrı ayrı inclenmiştir.

Sekizinci Paragraf, başvuru ve tescile ayrılmıştır. Bu paragrafta başvurunun yapılması, başvurunun incelenmesi, yayım ve yayımın ertelenmesi, itiraz, tescil ve tescil usulleri ele alınmıştır. Yazar burada Türk Patent Enstitüsü'nün uygulamalarına da yer vermiştir.

Dokuzuncu Paragrafta, başvurunun ve tasarım hakkının hukuki işlemlere konu olması ele alınmıştır. Bu paragrafta özellikle devir ve lisans ayrıntılı olarak açıklanmış, miras, rehin, haciz ve intifa işlemlerine kısaca değinilmiştir.

Onuncu Paragrafta, hükümsüzlük ve hakkın sona ermesi incelenmiştir. Uygulamada bu paragrafın önemi büyüktür. Zira ülkemizde tescil ettirilen birçok tasarım koruma şartlarını taşımadığı için hükümsüz kılınmaktadır. O nedenle yazar, konunun teorik alt yapısını kurduktan sonra bu husustaki Yargıtay kararlarına geniş olarak yer vermiştir.

Onbirinci Paragraf, tecavüz kavramına ayrılmıştır. Yazar burada tescilli tasarım hakkına tecavüzü ele aldığı gibi başvuru hakkına tecavüzü de incelemiştir. Bu paragrafta yazar ayrıca tecavüz halleri, tecavüzün belirlenmesinde kullanılacak kriterler ve elektronik ortamda tasarım hakkına tecavüz durumlarını irdelemiştir.

İkinci Bölümün son ve eserin Onikinci Paragrafında, tecavüz halinde ileri sürülebilecek talep ve açılabilecek davalar bütün yönleriyle incelenmiştir. Bu bağlamda ihtiyati tedbirler ve gümrükte el koyma, hukuk davalarında ileri sürülebilecek talepler, hukuk davaları, ceza davaları ve bunlara ilişkin yargılama usulleri ayrı ayrı ele alınmıştır.

Eserin Üçüncü Bölümü ve Onüçüncü Paragrafı tescilsiz tasarımlara ayrılmıştır. Bu bölümde Dr. Suluk, tescilli ve tescilsiz korumayı karşılaştırarak birbirine üstün ve zayıf yönleri üzerinde durmuştur. Yazar daha sonra konuya ilişkin İngiliz ve Topluluk Hukukunda tescilsiz tasarımlara ilişkin düzenlemeleri incelemiş ve Türk Hukuku bakımından model önerisinde bulunmuştur.

Eserin Dördüncü ve Son Bölümü üç paragraftan oluşmaktadır. Dr. Suluk, Ondördüncü Paragrafta, tasarımların marka mevzuatıyla korumasını ele almıştır. Yazar, oldukça karmaşık olun bu konuya ilişkin düzenlemeleri inceledikten sonra Yargıtay'ın kararlarına yer vermiştir. Yazar daha sonra, hukukumuzdaki düzenlemeden ne anlaşılması gerektiği konusunda kişisel ve özgün görüşlere yer vermiştir.

Onbeşinci Paragrafta, tasarımların fikir ve sanat eserleri mevzuatıyla korunması ele alınmıştır. Bir önceki paragrafta olduğu gibi bu paragrafta incelenen konu da oldukça tartışmalıdır. Tasarımlar bakımından kümülatif koruma (çoklu koruma) ilkesi benimsendiği için yazar FSEK'teki konuyla ilgili düzenlemeleri ayrıntılı bir şekilde inceleme ihtiyacı duymuştur.

Eserin son ve Onaltıncı Paragrafında, tasarımların haksız rekabet mevzuatıyla ne derecede ve hangi şartlarda korunacağı hususu öğreti ve Yargıtay kararları ışığında incelenmiştir. Dr. Suluk, Yargıtay'ın, konuya ilişkin müstakar kararları yanında farklı yöndeki kararlarını da ele alarak uygulamadaki durumu yansıtmaya çalışmıştır.

Dr. Suluk, kitabının Sonuç Kısmında konuya ilişkin temel bilgilere kısa kısa değindikten sonra, ulaştığı sonuçları özetleyerek de lege feranda (olması gereken hukuka dair) önerilerde bulunmuştur.

Yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alınarak eserle ilgili şu tespitleri yapmak mümkündür:

  • Edebi bakımdan bazı aksaklıklar olsa da uslubün yerinde olduğu söylenebilir. Bu kadar ağır ve teknik bir konunun bu kadar başarılı bir şekilde kaleme alınması doğrusu uslubün başarılı olduğunu göstermektedir. Konunun ağırlığı, okuyucuyu okurken ağır olmaya zorlamaktadır. Ancak bu durum, tamamen konunun doğasından kaynaklanmakta olup, uslüp hatasıyla bir ilgisi yoktur.
  • Son olarak belirtmek gerekir ki, eser her ne kadar Tasarım Hukuku başlığını taşısa da, başta sınai hak kategorisine giren patent, faydalı model ve markalar yanında fikir ve sanat eserlerini de kapsayan, yani fikri mülkiyetin geneline ilişkin açıklamaları da içermektedir. O nedenle okuyucu, bir yandan tasarım hukukuyla ilgili bilgi edinirken diğer yandan fikri mülkiyetin tamamı hakkında da bir fikir edinme fırsatı bulacaktır.
  • Eser, teorik bakımdan zengin olduğu gibi uygulamanın ihtiyaçlarına da cevap verecek şekilde kaleme alınmıştır. Gerçekten eserde, başta mehaz hukuk olan Topluluk Hukuku olmak üzere yabancı hukuklara ilişkin düzenlemeler, yabancı öğretideki görüşler ve mahkeme kararlarına etraflı bir şekilde yer verilmiştir. Bu bağlamda konuya ilişkin Yargıtay'ın 100 civarında kararı kitaba işlenmiş ve yorumu yapılmıştır.

* Av. Ahmet T. Keşli


Daha Fazla Bilgi için:

Yazarın Diğer Kitapları:

  • Avrupa Topluluğu Hukukunda Tasarımların Korunması - Topluluk Tasarımı, Cahit Suluk / ISBN: 975 347 572 1 / 16×23.5 cm. / 238 Sayfa / Seçkin Yayıncılık
    Daha önce kitap düzeyinde ele alınmamış bir konuya açıklık getiren bu kitapta, 'Topluluk Tasarımı' bütün yönleriyle ele alınmıştır. Topluluk Hukukunda 2002 tarihli Topluluk tasarım Tüzüğü ile, 1994 tarihinde yürürlüğe giren Topluluk Markası model alınarak, yeni bir hak türü oluşturulmuştur: Topluluk Tasarımı. Böylece 1971 tarihli Benelüx düzenlemesi bir tarafa bırakılırsa dünyada tasarımlar bakımından ülkesel korumadan bölgesel korumaya geçilmiştir. Topluluk Tasarımının kabulü fikri mülkiyet haklarındaki uluslararası korumanın giderek gerekli hale geldiği günümüzde bu haklar bakımından çok önemli bir adım ve kazanımdır. Bu bağlamda Avrupa Topluluğu hukukunda tasarımlar, kurum şartları, hak sahipliği, başvuru ve tüzel hukuki işlemle hükümsüzlük, davalar ve yetkili, görevli makamlar incelenmiştir....

    Kitapta bulunan Konulardan Bazıları Şunlardır: Kavram ve İlkeler, Koruma Şartları, Koruma Kapsamı, Korumanın Sınırları, Koruma Dışı Haller, Başvuru ve Tescil, Hak Sahibi, Hakkın Niteliği, Hukuki İşlemler, Hükümsüzlük, Yargı Yetkisi ve Yargılama Usulü, Tescilsiz Tasarım, İlgili Mevzuat.

  • Yedek Parça Tasarım Hakkının Korunması, Cahit Suluk / ISBN: 975 8380 40 0 / 16×23.5 cm. / 405 Sayfa / Yargı Yayınevi
         
     
TurkCADCAM.net > Türkiye'nin yeni ürün tasarım, geliştirme, CAD/CAM/CAE, CNC, kalıp ve imalat teknolojileri portalı
***** Sektörün profesyonel bilgi ve işbirliği platformu *****
© 2002-2017  Sinerji Yayıncılık, Tanıtım ve Danışmanlık Hizmetleri
Bu portaldaki içerik, ancak kaynak belirtilmesi ve izin alınması şartıyla yayınlanabilir.